Kolesteatom Tedavisi
Tedavi önemli ve çok dikkatli takibi gerektiren aşamalardan oluşur.
Yazımızın başlarında ihmal edilen kronik orta kulak iltihapları, zardaki tedavi edilmeyen çökmeler, zardaki özellikle de kenar kısımdaki yırtılmalara değinmiştim. Demek oluyor ki, kolesteatomun öncelikle önlenmesinden oluşmalıdır ilk aşama. Örneğin Kulak zarı perforasyonu, özellikle de kenarda olanlar en kısa zamanda operasyonla onarılmalı, epitelin içeriye geçiş kapısı kapatılmalıdır. Kulak zarındaki derin çökmeler ve zar incelmesi durumları ( zarın orta kulağa doğru poş oluşturması), operasyonla düzeltilmeli zar alttan desteklenmeli, çökmesi önlenmelidir. Kronik supuratif Otit demek akıntısı olan veya olmayan kulak zarı perforasyonu ( kalıcı delinmesi ) içeren enfeksiyon demektir. Yani, kronik orta kulak enfeksiyonları öncelikle tıbbi tedavi ve gerekirse cerrahi yöntemlerle mutlaka tedavi edilmelidir. Böylece komplikasyonlardan korunmak olası hale gelir. Önlem her zaman olduğu gibi kolesteatom ve diğer kronik otit komplikasyonlarından korunmanın en önemli yoludur.
Kolesteatom tedavisine gelince; kalıcı, etkin, güvenilir ilaçlar içeren ( medikal) tedavisi hiçbir şekilde yoktur. Kulak damlaları ile tedavi edilmeye çalışmak; ıslanması ile büyüme ve baskı , buna bağlı olarak da hasar verici özelliğini artıracaktır. Tek güvenilir tedavi yöntemi cerrahi yaklaşımla kolesteatomun alandan uzaklaştırılması ve çeşitli timpanoplasti ( işitmeyi düzeltmeye yönelik girişimler) yöntemleri ile işitmenin restorasyonudur.
Bahsedilen cerrahi yöntemler uygulanmaktayken az da olsa dilde tad alma bozukluğu, yüz felci, iştme kaybında artma, kulak zarında tekrar delik oluşması, baş dönmesi gibi komplikasyonlar oluşabilir. Bunların yüzdesi gerçekten azdır. Başka bir değişle kolesteatom ve kronik orta kulak enfeksiyonlarının ( bazen akut otitlerde de olmaktadır) olası yaşamsal sorunlar oluşturma kapasitesi göz önüne alındığında operasyon seçeneği her zaman ön plana çıkmaktadır.
Ameliyatı hemen daima kulak kanalından küçük bir kesi ile mikroskobik ve endoskopik görüş altında yapılır. Daha nadir olarak da kulak arkasından (dışarıdan görünmez, estetik bozukluk oluşturmaz) yapılan bir kesi ile bölgeye yaklaşımla yapmaktayım.
Yazımızın başında bir noktaya daha değinmiştim. Orta kulak enfeksiyonu olmaksızın, kulağın anne karnındaki gelişimi sırasında orta kulak alanlarında kalmış olan epitelin büyümesi ile oluşan kolesteatom. Bu duruma konjenital kolesteatom demekteyiz. İltihap veya bir kulak müdahalesine bağlı olmayan doğumsal gelişimli anlamını taşımaktadır. Bu durum ya tesadüfen çekilen bir beyin veya kulak MRI, BT incelemesinde bulunabilirse de daha sıklıkla karşımıza öncesinde herhangibir belirti yapmaksızın ani başlayan tek taraflı yüz felci şeklinde gelmektedir.
Yüz Felci
Yüz felci başlı başına bir komplikasyon olup mutlaka yüz sinirine bazen beyine bası uygulayan kolesteatomun mutlaka çıkartılması ve önemli organların bu basıdan kurtarılması gereklidir. Bu dudumda da orta kafa ve mastoid yaklaşımlarını kombine olarak kullanmak gerekli olmaktadır. Bu operasyondan sonra yüz siniri oluşan hasarın derecesine göre 4-18 ay içinde iyileşebilmektedir. Yetersiz iyileşme durumlarında da çeşitli onarım metodları gerektikçe kullanılabilir.
Sonuç

Ortakafa boşluğuna açılmış, yüz felci oluşturmuş kolesteatoma ait BT görüntüsü. Cerrahi tedavi sonrası işitme ve yüz felci düzelmiştir.
Kolesteatom başta olmak üzere, her tür akut veya kronik orta kulak enfeksiyonu ihmal edilmemeli mutlaka etkin tedavisi yapılmalıdır. Teknolojik ve tıbbi tedavi olanakları ilerlemiş olsa da halen kendi pratiğimde yılda ortalama dört hastada çok önemli kolesteatom komplikasyonlarını görmekteyim. Bu oran genele yayıldığında halen oldukça yüksektir.
Prof. Dr. Haluk Özkarakraş
KBB & Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı