Kolesteatom

Kolesteatom’u çok basitçe tarif etmek istersek dış kulak yolunu (DKY) kaplamakta olan ( keratin oluşturan çok katlı yassı epitel) dokunun orta kulak boşluğunda bulunması ( veya geçmesi ) halidir. Bu durum doğumsal bir yassı epitel kalıntısının orta kulak alanlarında gelişmesi şeklinde olabileceği gibi, kulak zarında bir yırtılmanın veya orta kulağa doğru oluşan, kulak zarındaki çökmenin yıllar içinde ihmal edilmesi sonucunda gelişir. Aslında gerçek bir tümör olmamasına karşın, DKY’da sakince varlığını sürdürmekte olan cilt (epitel) dokusunun orta kulak boşluğunda ( olmaması gereken yerde ) bulunması ile adeta canavarlaşarak tümör davranışı ( yani çevre dokuları tahrip etme ) sergilemeye başlar.

Anatomik yerleşimi itibarı ile orta kulak boşluğu; yukarıda beyin, arkada beyincik dokusu ve çok önemli beyin toplar damarları ile çevrelenmektedir. Dolayısı ile burada tahripkar davranışlı bir oluşum veya enfeksiyon kaynağının potansiyel riskleri oldukça yüksektir. Başlangıçta basit veya kısmen komplike operatif yaklaşımlarla tedavi olabilecekken, kafa içi oluşumlarına yayılma yolunun açılması ile çok daha komplike sonu ölüme varabilecek olan komplikasyonların da yolunu açmış olabilir. Bu nedenle çok ciddi öneme sahiptir.

Sağlıklı Kulak Zarı - Prof. Dr. Haluk Özkarakaş

Sağlıklı kulak zarı (sağ)

Attik Kolesteatom - Prof. Dr. Haluk Özkarakaş

Attik Kolesteatomu (sol). Zarın üst kısmında dibi görülemeyen çökme bulunmakta olup, bu alanın biraz üstünde beyin ile kulağı ayıran kemik lamel bulunmaktadır.

Orta Kulağı Kaplayan Kolesteatom - Prof. Dr. Haluk Özkarakaş

Orta kulağı dolduran kolesteatom (sağ). Zar sağlam.

Küçük bir parça epitel, DKY ‘da sakin durmaktayken orta kulağa geçince neden adeta canavarlaşır? Cildimizi oluşturan “çok katlı keratinizasyon yapan” epitel, engelleri kaldırıldığı, veya ilerlemesine izin verildiği taktirde komşuluğunda akla gelebilecek her tür dokunun üzerine yayılma yeteneğine sahiptir. Engel ne olabilir? Örneğin; dış kulak yolu ile orta kulak boşluklarını bölen kulak zarı bu epitelin ilerlemesi için çok etkin bir engeldir. Kulak zarında özellikle de kenar kısımda bir delik oluşması durumunda zaman içerisinde bu eşik ( engel ) ortadan kalkınca çok katlı keratinizasyon yapan cilt epiteli de buradan ilerleyip orta kulağa ulaşır.

“Keratinizasyon” vurgusunu neden yapıyorum?

Keras: Boynuz. Keratin oluşturmayan çok katlı yassı epitel de vücudumuzda pek fazla alanda bulunmaktadır. Örneğin ağız, yutak mukozası gibi. Keratin oluşturma özelliği yoktur ve yakın komşusu olan örneğin solunum yolu epitelinin üzerini kaplama veya yayılma özelliği de yoktur. Keratin oluşturma özelliği, bir tür yenilenme ve koruma özelliği, isteğinden gelir. Yani parmak nasırında da olduğu gibi kunduranın vurduğu yani zarar verecek şekilde uyarmakta olduğu cilt alanında nasır ( bir keratin katmanları tamponudur ) oluşturması gibi. Ciltte de her an keratin oluşur ve cilt epitelinin alt katmanlarının korunmasını sağlar. Örneğin hamamda kese yapıldığında çıkan, esasen bu keratin tabakasının soyulmasından ibarettir. Yeni doğan bebeklerin cildinin pembe ve çok narin olması bu keratin kaplamanın henüz oluşmamış olmasındandır.

Kolesteatom - Prof. Dr. Haluk Özkarakaş

Kemikçikleri çevrelemiş Kolesteatom

Peki, bu neden bir koruma mekanizmasıyken birden bire kulakta olumsuzluk unsuru oluyor. Orta kulağın çok ince, tek katlı doku kaplaması üzerine gelen DKY keratinizan epiteli burada büyüme ve gelişmeye, esasen koruma ve örtme çabasına devam eder. Ancak burada gelişmesi için etrafı çok ince kemikle çevrili dar bir orta kulak-mastoid alanı vardır. Bu durumda adeta rulo haline getirilen halı benzeri kendi üzerine katlanarak gelişimini sürdürür. Zaman içerisinde çevresindeki kemik oluşumlara bası yapmaya başlar, bir takım mikrokimyasal reaksiyonlarla da bu bası birleşince, iç kulağa, beyin veya beyincik tarafına doğru yayılım oluşabilir. Bu durum doğal olarak yıllar içinde olsa da, özellikle çocuklarda ( her tür dokuları hızlı büyüme eğiliminde olması nedeni ile ) oldukça hızlı gelişir.

Anlaşılacağı üzere; ciddi komplikasyonlara yol açma potansiyeli vardır. Tedavisi mutlak yapılmalıdır.

Prof. Dr. Haluk Özkarakraş
KBB & Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı