Alerjik Nezlede Alerjenden Korunma Yöntemleri

Alerjik Nezlede Alerjenden Korunma Yöntemleri - Prof. Dr. Haluk Özkarakaş

Alerjik nezle genel olarak ard arda gelen hapşırmalar, burundan bol berrak akıntı olması, burunda kaşıntı hissi, gözlerde, yumuşak damak ve genizde kaşıntı hissi gibi semptomlarla karşımıza çıkar. Kronik nezle formlarından sık görülmekte olan bir türdür. Özellikle mevsim değişimleri ile ortaya çıkan, tüm yıl boyunca devam etmeyen alerjik nezle türü mevsimsel alerjik nezle (rinit) olarak bilinirken, tüm yıl boyunca devam eden (perenneal) rinit formu da bulunmaktadır.

Mevsimsel alerjik nezleler çeşitli polenlere bağlı olmakta ve duyarlı olunan polenin ortamda bulunduğu dönemlerde özellikle semptomlar ortaya çıkmaktadır. Perenneal (tüm yıl boyunca devam eden) alerjik rinit durumunda ise ev tozu akarları ve havada asılı çeşitli mantarlar alerjik reaksiyonları uyarmaktadır.

Bu yazı ile alerjik nezleyi anlatmaktan çok, alerjik nezlesi veya alerjik polipli sinüzit hastalarının korunmaları konusunda bilinçlendirmek amacını gütmekteyim.

Hatırlanması Gereken Konular

  1. İnternetten alerjik olduğunuzu bildiğiniz polenlerin yaşadığınız bölgedeki ortaya çıkış dönmelerini öğreniniz.
  2. Polenlerin olduğu dönemlerde özellikle havanın serin ve yoğunlaşmış olduğu sabah saatlerinde mümkünse dışarı çıkmayınız. Yağmur yağdı ise havadaki polenleri yere indireceğinden dışarı çıkılabilir.
  3. Kamp alanları, çayır çimenlik alanlarda, özellikle de çimen biçildiği günlerde alanlardan uzak durunuz.
  4. Bu gibi alanlardan geçmek zorunda kaldıysanız dönüşünüzde banyo yaparak polenleri bedeninizden uzaklaştırmaya çalışınız.
  5. Aracınızın HEPA filtresinin verimliliğini kontrol ettiriniz ve klimalarınızı sık aralarla temizletiniz.
  6. Alerjik olmamakla beraber sigara dumanı inflamasyonu (yangıyı) artırma özelliğindedir. Uzak durmaya çalışınız. Boya, badana yapılan ortamlarda havalandırmayı ihmal etmeyiniz.
  7. Mutlaka dışarı çıkmak gerekiyorsa, polen mevsiminde burun girişi iç kısmına vazelin sürebilirsiniz. Alerjenleri kısmen tutacaktır.
  8. Alerji için yazılmış reçeteniz varsa düzenli ve doğru şekilde kullanmaya özen gösteriniz.

Küf ve Mantarlar

Bitki-hayvan arasında her ikisinin de özelliklerinden içeren ara canlılardır. Önemli özellikleri soluduğumuz havada daima az veya çok bulunurlar. Uzun süre bekleyen ekmek üzerinde oluşan küf, kısmen nem alan binaların giriş katlarındaki siyah renk, boyaları kabartan lekeler bunlara örnek olabilir. Akla gelecek her yerde olabileceği gibi, özellikle loş ve nemli ortamlarda da büyüme hızları artar.

Büyümeleri için özellikle nem gereklidir. Nem ise bölgeden bölgeye değişmekle beraber her yörede az veya çok bulunur. Klimalarda, bahçede ahşap dekler altında, havuz, göletler ve çevrelerinde, ağaç altlarında, banyolarda vs.

Bağ, bahçe profesyonelleri ve endüstriyel binalarda alınacak önlemler için gerekli profesyonel yönetmeliklere ve kurumlara başvuru gereklidir.

Ev içi Sıvı Yoğunlaşmasını Azaltmaya İlişkin Önlemler:

  • Özellikle deniz, göl kenarı yerleşim yerlerinde ev içi havanın nemlendirilmesi gerekli değil, hatta zararlıdır. Demek oluyor ki sahil kentlerimizde ev içi nemlendirmeye gereksinim olmadığı gibi,fazla nem oluşmasının önüne geçmek de gerekli olabilmektedir.
  • Banyo alma sırasında/sonrasında özellikle , su bulundurduğu için genel olarak tuvalet ve banyoların kapısı kapalı tutulmalıdır. Havalandırması iyi yapılmalıdır. Mutfakların yemek yapılması sırasında fanları çalışır olmalıdır.
  • Çaydanlık veya su kaynatıcılar olması gereken süreden fazla çalıştırılmamalıdır.
  • Çamaşır kurutma makinesi kullanılıyorsa kapalı sistem veya egsozunun bacaya bağlı olması gereklidir.
  • Yeni alınan mobilya cila kokusu zarar verici olabilir, odanın iyi havalandırılması önerilir
  • Kitaplıkların kapaklı yapılması ve kapaklarının kapalı tutulması, elbise dolaplarının çok fazla doldurulmaması önerilir. Sık aralarla kapakların açılarak gün ışığının giyisi alanlarına ulaşması, havalandırılması ihmal edilmemelidir.
  • Duvardan duvara halı dekorasyondan kaçınılması önerilir.
  • Ev sert zeminlerinde sulandırılmış çamaşır suyu ile en uzun haftalık aralıklarla silme işleminin uygulanması önerilir. Bu yeterli olamıyorsa profesyonel temizlik ve antialerjik ilaçlama yöntemleri düşünülebilir.

Ev Tozu Akarlarından Korunma

Ev tozu akarları kene cinsinden, gözleri olmayan mikro canlılardır. Ortamın %40 üzerinde nemlenmesi ve az ışık alan kısımlarında ürerler. Özellikle üreme alanları halılar, yataklar, yatak örtüleri, battaniyelerdir. Dolayısı ile yatak odasında;

  • Halılar kaldırılmalıdır böylece majör barınma alanlarından birisi uzaklaştırılmış olur.
  • Kitaplar, peluş oyuncaklar, kalın-ağır perdeler kullanılmamalı veya en az sayıda tutulmalıdır. Odada kitaplık olacaksa kapaklı yapılmalıdır.
  • Peluş oyuncaklardan vazgeçilemeyen varsa haftada bir 60 derece santigratta yıkanmalıdır.
  • Nevresimler alerjen geçirmeyen türden seçilmelidir. Diğer (var olan) yatak örtüleri 60 derecede yıkanmalıdır.
  • Vakum temizleyicilerde HEPA filitresi veya daha kapsamlı filtrasyon olmalıdır.
  • Ev içinde çamaşır kurutulmamalı, akvaryum bulundurulmamalıdır.
  • Mümkünse evden halılar uzaklaştırılmalı veya en aza indirilmelidir.

Aspirin ve Türevleri Hassasiyeti Olan (Özellikle Polipli Sinüzit Hastaları) için Öneriler:

Asprin alerjisi, burunda polipler, Astması olan kişilerin almaması veya kısıtlaması gereken ilaçlar ve gıdalar ( bazıları ) aşağıda listelenmiştir. Bu gıdalara veya ilaçlara dikkat edilmesi poliplerin tekrarlamaması veya artmaması için önemli gördüğüm önlemler arasındadır. Bu ilaç türleri veya gıdaların kısıtlı kullanılması tekrarlama özelliği bilinen poliplerin tekrarlama oranlarını azaltma yönünde yardımcı olabilir.

Salisilik asit içeren İlaçlar: Alka-Seltzer, Coraspin, Aspirin, Dispiril, Aspergic, Ataspin, Opon vs. Aspirin benzeri ilaçlar (NSAID’ler): Kimyasal yapılarına göre;

I. Karboksilik asitler:

  • a. Salisilik asit ve esterleri
  • b. Antranilik asit türevleri: Flufenamikasit, mefanamikasit

II. Asetik Asitler:

  • a. Fenilasetik Asit: Diklofenak, fenklofenak
  • b. Karbo ve heterosiklik asitler: İnfometazin, etodolak, sulindak, tolmeltin

III. Propronik asitler: Ebuprofen, ketoprofen, flurbiprofen, suprofen, naproxen, fenoprofen, tiaprofenik asit

IV. Fenamik Asitler: flufenamik, mefenamik, meklofenamik

V. Enolik Asitler:

  • a. Pirazolonlar: fenilbutazen, oksifenbutazon, azopropazon
  • b. Oksikamlar: piroksikam, pesoksikam, sudoksikam

VI. Nonaisidik Ajanlar: prokuazom, traramid, pflunizol, naubmetan

B.Yarı Ömürlerine Göre

I. Uzun yarı ömürlü ilaçlar (10-12 saat)

  1. Azopropazon
  2. Diflunosel
  3. Perbufen
  4. Nabumeton
  5. Naproksen
  6. Oksaprazosin
  7. Fenilbutazon
  8. Piroksikam

II. Kısa yarı ömürlü ilaçlar (6 saat den az)

  1. Diklofenak
  2. Etodolak
  3. Fenoprofen
  4. Flufenamik Asit
  5. Flurbiprofen
  6. İbuprofen
  7. Indometazin
  8. Ketoprafen
  9. Pirprofen
  10. Traprofenik asit
  11. Tolmetin

Bu listeyi tamamlamak olası değildir. Bu nedenle aldığınız ağrı kesici ilacın etiketini okuyunuz veya eczacınıza sorunuz. Doktorunuz herhangi başka bir ağrı nedeni ile ağrı kesici yazarsa salisilik asit ve soyu ilaçları yazmamasını rica ediniz. Yine de kandinizi koruyacak olan sizsiniz. İlacı alırken aspirin içerip içermediğini internet de dahil olmak üzere kaynaklarla doğrulayınız. Kalp damar hastalığı nedeni ile aspirin kullanmakta olan hastaların kullanmaya devam etmesi kaçınılmazdır.Önemli olan ek alımlarla vücuttaki miktarın artırılmamaya çalışılmasıdır.

Gıdalar:

Olanaklarınız doğrultusunda şarküteri ürünlerinden uzak durunuz (koruyucu içerirler). Ev yapımı veya taze yapım ürünler yemeye çalışınız.

  • Boyar maddeler ( E numaraları ile): Tarrazin (102), Sarı 2G ( 107), Horozibiği ( 123), Sunset Sarısı (110) , Kırmızı ( böğürtlen, kuşburnu, vişne vs) aromaları ve jöleleri (124), Çukolata aromaları (155)
  • Koruyucular: Benzoatlar ( hazır meyve sularında bulunur) : ( 210, 211,212,213)
    Sülfidler ( Şarap / sosis / Meyve suyu/ turşular ( 220 – 228 arası)
    Antioksidanlar: Yağlarda bulunabilir ( 310-312)

Bazı Gıdalarda değişen derecelerde salisilat bulunur. Yüksek ve çok yüksek olanların çok kısıtlı tüketilmesi önerilir.

Sebzeler:

  • Az içeren: Bambu, Soya fasülyesi veya diğer sebze filizleri, brüksel lahanası, mor lahana, beyaz lahana, kereviz, nohut, taze Sarımsak, Frenk soğanı, tane fasülyeler, pırasa, bezelye, kuru fasülye, soyulmuş patates, kuru soğan.
  • Orta içeren: Kuşkonmaz, taze fasülye, bakla, havuç, mor pancar, Karnabahar, bal kabağı, mısır tanesi, şalgam, kabuklu patates.
  • Yüksek Miktar: Brokoli, salatalık, patlıcan, ıspanak, su teresi, Kuzu kulağı
  • Çok Yüksek: Kırmızı biber, pul biber ( ve diğer türleri), kabak, kornişon (turşuluk hıyar), zeytin, turp, domates ve domates ürünleri, patates kabuğu (elma dilim patates).

Meyveler

  • Az içeren: Golden Tatlı Elma, Muz, Soyulmuş armut
  • Orta içeren: Kırmızı elma, Greyfurt, Kivi, limon, mango, passion meyvesi, kabuklu armut, ışgın, kavun, trabzon hurması, demir, hindi.
  • Çok içeren: Granny smith elma, ekşi her tür elma, kiraz, liçi meyvası, şeftali, mandalina.
  • Çok Fazla: Kayısı, tüm böğürtlen, berry türleri ( currant, yaban mersini vs). Portakal, erik, ananas, tüm kuru meyveler, hurma, vişne, ve bunların suları ( kısaca ağızınızda yoğun mayhoşluk uyandıranlar).

Diğer Gıdalar

  • Az içren: Sarmısak, maydanoz, soya sosu, kaju , patlamış mısır, kakao, keçiboynuzu, çukolata, papatya çayı, cin, vodka , viski.
  • Orta Miktar: Kuruyemişler (meyveler değil), Hindistan cevizi, susam, ay çekirdeği, bira.
  • Yüksek miktar: Meyve çayları, bal, kahve
  • Çok yüksek Mikar: Tüm baharatlar ve lezzet vermek içim kullanılan otlar ( biberiye, mercanköşk, reyhan, dereotu, kekik türleri, köri, zerdeçal), beyaz sirke, Worcester sosu, çay, biberiye çayı, Kuşburnu çayı, marmeladı.

Burada yazılamamış olan mayhoşluk (ekşilik hissi) veren her tür gıdayı az veya çok az tüketmeniz önerilir.

Ev Hayvanı Alerjisi

Kuşlar ve tüylü ev hayvanları hassasiyeti olanlar için önemli alerjen kaynağı durumundadır. Kedi ve köpeklerin salyaları majör alerjenlerin kaynağını oluşturmaktadır. Tüylerini yalarlar, çok hafif olan tüyler zemine dökülür ve en ufak hava sirkülasyonunda yükselerek solunum alanımıza girerler. Ek olarak pet veya insan döküntüleri ( kepek ) ev tozu akarlarının da besinini oluşturmakta olması nedeni ile ev tozu akarlarının üremesini de kolaylaştırır.
Şiddetli alerjisi olanların evde pet beslememesi önerilir

Hafif/orta düzeylerde etkilenmiş kişiler için:

  • Ev hayvanı öldüğünde yenisini almamanız,
  • Her zaman yatak odasından peti uzak tutmanız,
  • Her hafta peti uygun şampıanla yıkamanız,
  • Pet ardında nemli alan kalırsa kurulamanız önerilir.